Dolar 45,5800
Euro 53,0066
Altın 6.648,07
BİST 14.079,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Az Bulutlu
İstanbul
19°C
Az Bulutlu
Sal 24°C
Çar 20°C
Per 19°C
Cum 21°C

Türkiye tarımında yeni umut… Leonardit ile toprağın hafızası canlanıyor

Türkiye tarımında yeni umut… Leonardit ile toprağın hafızası canlanıyor
REKLAM ALANI
18 Mayıs 2026 12:35
16

Artan gübre maliyetleri ve iklim baskısı altında ezilen Türkiye tarımı, leonarditle sürdürülebilir çözümler arıyor. Uzmanlar, bu doğal kaynağın toprağın biyolojik hafızasını yeniden aktive ederek verim ve su tutma kapasitesini artırabileceğini vurguluyor.

KAHRAMANMARAŞ (İGFA) – Türkiye tarımı, son yıllarda gübre fiyatlarındaki sert yükseliş, enerji krizleri, kuraklık ve toprak yapısının bozulması nedeniyle ciddi bir kırılganlık yaşıyor.

ARA REKLAM ALANI

Bu süreçte gündeme gelen leonardit, milyonlarca yıl önce oluşmuş organik materyalin dönüşümüyle elde edilen ve yüksek humik ile fulvik asit içeren doğal bir kaynak olarak öne çıkıyor.

Toprak ve biyoloji araştırmalarıyla tanınan Enver Abdullah Baltaş, Türkiye’nin birçok tarım alanında organik madde kaybının kritik seviyelere ulaştığını belirtirken Baltaş’a göre leonardit, toprağın su tutma kapasitesini artırırken kuraklık stresini azaltıyor, besin elementlerine erişimi kolaylaştırıyor ve kimyasal gübre kullanımını düşürüyor.

AFŞİN-ELBİSTAN LEONARDİTİ STRATEJİK ÖNEME SAHİP

Baltaş’ın özellikle dikkat çektiği Afşin-Elbistan havzasındaki leonardit rezervlerinin, Türkiye ve dünya ölçeğinde yüksek kalite potansiyeline sahip olduğu analizlerle ortaya kondu.

Humik + fulvik asit oranı yüzde 64,38, organik madde oranı yüzde 70,67 olarak ölçüldü.

Uzmanlara göre söz konusu bu değerler, toprağın biyolojik yapısını güçlendirme açısından önemli bir avantaj sağlıyor.

LEONARDİT NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ GÖRÜLÜYOR?

Uzmanlara göre leonarditi stratejik hale getiren temel unsur, toprağın biyolojik yapısı üzerindeki etkisi olduğunu ifade eden Baltaş, bilimsel değerlendirmelere göre yüksek humik asidin toprağın katyon değişim kapasitesini artırabildiği, besin elementlerini bağlayıp kontrollü salınım sağlayabildiği, mikrobiyal yaşamı güçlendirebildiği ve kök gelişimini destekleyebilmesinin yanı sıra toprakta karbon tutulmasına katkı sunabildiğini söyledi. Baltaş, özellikle kuraklık riskinin büyüdüğü bölgelerde su tutma kapasitesini artırabilmesi, leonarditi iklim krizine karşı önemli araçlardan biri haline getirdiğini kaydetti.

AKADEMİK ARAŞTIRMALAR VERİM ARTIŞINI KANITLIYOR

Türkiye’de birçok üniversite leonardit üzerine kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi ile Bingöl Üniversitesi’nin çalışmalarına da dikkati çeken Baltaş, leonardit uygulamalarının taze fasulye, mısır ve domateste verim artışı sağladığını ortaya koyduğunu anlattı.

Baltaş, GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi’nin saha denemelerinde ise leonardit uygulanan alanlarda; toprağın nemini artırdığını, kök gelişimini desteklediğini ve organik madde miktarını yükselttiğini gösterdiğini kaydetti.

İKLİM KRİZİ İLE MÜCADELEDE STRATEJİK ARAÇ

Leonarditin yalnızca verimi artırmakla kalmıyor; iklim değişikliğine uyum aracı olarak da öne çıktığını ifade eden Enver Abdullah Baltaş, toprağın karbon tutma kapasitesini ve su yönetimini iyileştirerek kuraklık riskinin yüksek olduğu İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz havzalarında üreticilere çözüm sunduğunu söyledi.

Leonarditin yaygınlaşmasının kimyasal gübre kullanımını azaltarak ülkeye yüz milyonlarca dolarlık döviz tasarrufu sağlayabileceğine dikkat çeken uzmanlar, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin TKİ-HÜMAS projesi kapsamında yerli hammaddeden sıvı humik asit üretimi yapıldığını ve organomineral gübre yatırımlarının planlandığını belirtti.

Türkiye’nin milyarlarca tonluk leonardit rezervi, doğru bilimsel ve sürdürülebilir yöntemlerle kullanıldığında stratejik bir avantaja dönüşebilir olduğun ifade eden Baltaş, bu doğal kaynağın verimli şekilde yönetilmesinin, hem tarım üretimini hem de iklim krizine karşı dayanıklılığı güçlendireceğini söyledi.

Baltaş, Türkiye tarımının önümüzdeki yıllarda belirleyici gündem maddelerinden biri artık “toprağın hafızasını yeniden canlandırmak” olacağını kaydetti.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.